Çarşamba , 21 Ağustos 2019
Home / Genel / 1 Nisan – Şaka Günü
1-nisan-sakalari

1 Nisan – Şaka Günü

Bugün tüm dünyada herkesin birbirine şaka yapmaya çalıştığı veya yapma derdinde olduğu o malum gündeyiz; 1 Nisan’dayız. Çocukluğumuzdan itibaren 1 Nisan yaklaştığında en organize olanlarından en saçmalarına kadar pek çok şaka planları yapılırdı. Kimi şakalar gerçekten herkesi eğlendirirken kimisi ise eşek şakası diye tabir edilen tatsızlıkta olurdu. Yapan ve izleyenler eğlenirdi de şaka yapılan için söyleyeceklerim bu kadar net değil… :S Çünkü millet olarak şaka kaldırmayı pek bilmiyoruz. Bilmediğimiz gibi şakayı kaka yapma potansiyelimizin de yüksek olduğunu hepimiz biliyoruz 🙂

Hayatınızda bugün belki hep şaka yapan taraftınız, belki de şaka yapılan taraf… Ancak hiç merak ettiniz mi; neden özellikle bugün şaka yapılıyor? Bu alışkanlık nereden geliyor? 1 Nisan nasıl ortaya çıkmış?

Bugün yapılan şakaların 1 Nisan olarak adlandırılmasının, bugünün neden şaka günü olduğunu merak edenlerdenim. Bununla ilgili yaptığım kısa bir araştırma neticesinde şu üç rivayetin bugünün tarihini oluşturduğunu öğrendim. Bu rivayetlerden hangisine inanacağınız ise tabii ki size kalıyor 🙂

1 Nisan şakalarının ortaya çıkmasıyla ilgili rivayetlerden ilki Fransızlara dayanmaktadır. Rivayete göre; Roma İmparatoru Sezar M.Ö. 46 yılında kullandıkları takvimin başlangıç ayı olarak Ocak ayını ilan etmiştir. Ancak bu ilana rağmen Avrupa’da 16. yy. ortalarına kadar takvimin başlangıç tarihi –baharın da başlangıcı olan- Mart’ın 25 kabul edilmiştir.

 

Sezar’dan yıllar sonra 1564’de Fransa Kralı IX. Charles, kullandıkları takvimin başlangıç ayını Ocak 1’e alarak herkese duyurulmasını ister. Ancak o zaman iletişim imkanlarının yetersiz kalmasından dolayı bazı kesimlerin anında bu gelişmeden haberdar olamaması nedeniyle kralın bu kararını protesto etmek amacıyla eski adetlerini yani Mart ayının 25’ini yılbaşı olarak kutlamaya devam etmelerine neden olmuştur. Kral IX. Charles’ın verdiği kararını protesto eden halk 1 Nisan günü partiler düzenleyerek birbirlerine hediyeler vermeye devam etmişlerdir. Değişiklik yapılan takvimden haberi olan ve onu kullanmayı kabul edenler ise 1 Nisanda kutlama yapanlara “1 Nisan Aptalları” diyerek “Bütün Aptalların Günü” adını vermişlerdir. Bundan sonra diğerlerine sürpriz hediyeler vererek, yapılmayacak partilere davet ederek, gerçek olmayan haberler üreterek etrafa yaymışlardır.

 

 

Üzerinden yıllar geçtikten ve kullanılan takviminin ilk ayı olarak Ocak olduğu herkesçe kabul edilince, Fransızlar 1 Nisanı kendi kültürlerine ait görmüşlerdir. Yıllar içerisinde bu gelenek yaygınlaşarak iki yüzyıl içerisinde İngiltere’ye ulaşmış oradan da Amerika’ya yayılarak popüler hale gelmiştir.

İkinci rivayette Fransızlara ait… Nisan 1 tabiri Fransızlarda “Nisan Balığı” olarak da ifade edilmektedir. Fransa’da yılın bu döneminde balık avının yasak olması sebebiyle kimi şaka severler tarafından balıkçıları kandırmak için ırmaklara “Nisan Balığı” diye bağırarak çiroz ringa balıkları atmışlardır. Günümüzde ise balık şekilde çikolatalar yenilerek bu şaka geleneği devam ettirilmektedir.

Üçüncü rivayet ise en eski bilinen ve bu tarihte yapılan bir hileden kaynaklandığı anlatılan hikayedir. Haçlı ordusu İspanya’daki Endülüs Müslümanları’nın son kalesi olan Gırnata bugün ki Granada’yı kuşatır. Kuşatmanın uzun sürmesinde kış koşullarının etkisi büyüktür. Bu şartlarda zorlanan Haçlı ordusu komutanı kaleyi ele geçirmek için değişik taktikler düşünür. En sonunda ise aklına şöyle bir fikir gelir; 31 Mart gecesi kalenin önüne bir elinde Kur’an diğer elinde İncil’le kalenin önüne gelerek seslenir; “şu iki kitap üzerine yemin ederim ki teslim olursanız bu akşam size bir şey yapmayacağım” der. Bunun üzerine yapılan görüşmeler sonrasında Endülüs Müslümanları kaleyi canlarına dokunulmaması karşılığında teslim ederler. Ancak 1 Nisan sabahı Haçlı komutanı tüm teslim olanların öldürülmesi için emir verir. Bu olaydan sonra 1 Nisan “Hile Günü” olarak kutlanmaktadır.

Bu rivayetle ilgili anlatılan olayı araştırdığınızda kalenin 56 maddeden oluşan bir antlaşmayla teslim edildiğini görebilirsiniz. Antlaşma, Müslümanlar’ın sosyo-kültürel yaşamları ile din, mal, can ve nesil emniyetini garanti altına alan hükümlerden oluşmaktadır. Ki ayrıca bahsedilen kalenin ele geçirilmesinin tarihi 2 ocak 1492 olarak tarihi kaynaklarda geçmektedir. Bu rivayetin daha çok psikolojik olarak etkileme amacıyla ağızdan ağza yayılan gerçek olmayan hikayelerden birisi olduğunu düşünüyorum. He bir de o savaş koşullarında bu gibi bir durumla karşılaşılması halinde bir kalenin o kadar kolay teslim edileceğini düşünmek daha önce elde edilen askeri başarıları da yok saymak olur.

Tam olarak ortaya çıkış nedeni ve hikayesi belli olmayan 1 Nisan şaka günüyle ilgili yazılanlara bakıldığında bu alışkanlığın Fransa’da başlayan bir gelenek olduğunu görülmektedir.

Ayrıca Kansas Üniversitesi’nin hazırladığı Calendar Of Diversity’de (Farklılıklar Takvimi) 1 Nisan şaka günüyle ilgili en çok kabul gören hikayelerin ilk iki hikaye olduğu görülmektedir.

Ülkemizde daha çok öğrencilik yıllarında okullarda ders kaynatmak için yapılan şakalarla 1 Nisan geçirilmektedir. Bunun dışında özel etkinliklerin yapıldığını bir gün değil çok şükür 🙂

Benim de öğrencilik yıllarımdan hatırladığım 1 Nisan şakası lisenin ilk yılında sınıfa bazı akıllıların koku bombası atmasıydı 🙂 Bundan dolayı ders işlenmemişti ancak idarenin de ondan sonra ki derslerde bizim sınıfı sık ziyaret etmelerine neden olmuşlardı 🙂

Bir de yıllar önce 1 Nisan da aldığım iş teklifiyle ilgili olarak verdiğim ilk tepki şaka falan değil de mi olmuştu 🙂

Sizin 1 nisanda karşılaştığınız – yaptığınız en ilginç ve farklı şaka hikayesi neydi peki? 🙂

Göz At

Ustalık Gerektiren Kafayı Takmama Sanatı – Mark Manson

Pek çok kişisel gelişim kitabında olmayan bir bakış açısıyla sürekli pozitif olmanın aslında negatiflik getirdiği üzerine odaklanıyor Mark Manson'ın kitabı...

Bir Cevap Yazın